Tasavvuf

Mürşid-i Kamil’in Özellikleri Nelerdir?

Şerîat-ı Mutahhara gereğince istikâmet üzere amel ediyor olması, insanları şerîatı tatbik edip yaşamaya ve Allahü Teâlâ’yı huzur ile zikre irşâd etmesi,
Mümkün mertebe bütün insanlara nasihat etmesi,
Onlara takva yolunu göstermesi,
Şer’an yapılması câiz görülmeyen şeylerden de nehyetmesi (sakındırması),
Bütün mahlûkata (yaratılmış olan her canlıya) şefkat ve merhamet nazarıyla bakması,
Küçüklerine merhamet, büyüklerine saygı göstermesi,
Gerektiği kadar fıkhı ve tevhid akidelerini iyi bilmesi,
Mü’minlerin ayıplarından muttali (vâkıf) olduklarını setr etmesi, örtmesi,
Mürşid ehl-i keşiften ise, kalblerin kemâlâtını ve âdabını, nefsânî hastalıkları ve nefsin âfetlerini bilmesi gerekir. Şayed ehl-i keşif değilse, müridde meydana gelen hâllerden veya görünüşünden bunu bilmelidir.
Gönül zenginliğine sahip, ancak Allah Rızasına muhalif işlerde kızan, güzel ahlâk sahibi bir zât-ı kâmil olmasıdır.
Bütün mâsıyetleri (günahları) terk, farzlara, vâciblere, elinden geldiği kadar sünnetlere uymak ve mümkün olduğu kadar Zikrullah’a ve salevât-ı şerîfeye devam gibi vasıflardan başka şeyler mürşidlik için şart değildir.
Soru: İrşada salahiyetli mürşidin, kerâmet göstermesi şart mıdır?
Cevap: Keramet şart değildir. Çünkü sahâbe ve tâbiînin çoğundan (bazıları hariç), kerâmet nakledilmemiştir. Hattâ sahâbe-i kiramın en faziletlisi olmasına rağmen Hazret-i Sıddık-ı Â’zam’dan çok az kerâmet nakledilmiştir. Allah (c.c.), cümlesinden razı olsun.

(Hak Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, MİSVAK NEŞRİYAT, İstanbul, 2014)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu