ArşivFazlurrahmanHayrettin Karaman

DURUM(!), KARAMAN’IN OYUNU MESELESİ MİDİR?

Hayrettin Karaman, aşağıdaki linkte verdiğimiz taze yazısında, hem “İslâm Hukuku, fıkıh dersi olarak değiştirilmelidir”diyor, hem de hukuk fakültelerinde islam hukuk kürsüleri olmalıdır diyor. Bu yaman bir çelişki!

Peki o halde neden öyle söylüyor?

Karaman, Fazlurrahman’dan; Abduh, Efgani ve Reşit Rıza’nın ileri versiyonu olarak bahsedip (s.157, 159), sitayişle söz etmekte, Fazlurrahman’ı takdirle karşılamaktadır (S.160, 164).

Sonunda ise, töhmetleri
üzerine almamak için üstü kapalı, ütopik çekinceler ileri sürmektedir (s. 164). Bu yöntem, Karaman’ın tipik kaçak güreşidir. Topa vurur ama ardında durmaz, orta yapanın attığı top ayağıma çarptı, ben vurmadım, der…  Halbuki top onun ayağından kalededir. (Bkz. İBB, Fazlurrahman sempozyumundaki Karaman tebliği).

Aynı tebliğde Karaman, Fazlurrahman yönteminden sitayişte bahsederken, klasik içtihad usülünün – ki fıkıh ve fıkıh usülü demektir- çözümsüz olduğundan söz etmektedir. Bardakoğlu ve Görmez’in de Fıkıh ve fıkıh usülü aleyhine görüşleri bilinmektedir. Fazlurrahman ise, fıkhı da islamın hukuki hükümlerini de al aşağı etmek istemektedir.

Karaman’ın, 2009, 2010’lu yıllarda, fikirleri eleştirilen Görmez’i, Yeni Şafak’ta yazdığı yazı ile peşinen savunduğunu ve arka çıktığını da hatırlatalım… Görmez’in ve Fazlurrahman’ın görüşleri, internetten bir bilene sorulursa, işin vahameti olanca açıklığıyla ortaya çıkar.

O halde Karaman, neden İslam hukukunu İlahiyatlardan kaldırıp fıkha tebdil etmek istemekte, öbür yanda da İslam hukukunu hukuk fakültelerine mahsus kılmak istemektedir? Kaldı ki fıkıh dedi/ ilmihal dersi ve akaid kelam dersleri ayrı ayrı okutulmaktadır…
Bu dersler okutuluyor olmasa, hadi bu teklife acaba dersiniz? O halde islam hukuku dersiyle alıp veremediğiniz nedir?..

Cevap biraz derindir?

İlahiyatta okutulan İslam hukuku dersiyle bugüne kadar, islam fıkhı kuşa çevrilemedi, aksine çoğu kere, itikad boyutunda ilahi hükümler vasfı kazandı.

Hukuk fakültelerinde ise, esasen eskiden beri seçmeli İslam hukuku dersi vardı. Belki son on yılda normal ders haline geldi. Hukuk fakültesinde bu dersi eskiden beri çoğu kere, laik düşünceye sahip, gerçekte islam hukuku tahsili de görmemiş hukuk profesörleri veriyordu. Ve çoğunlukla öğrenciye hep İslam hukukunu kötülüyorlardı. Bu yüzden hukuk fakültesinde İslam hukuku dersi, birileri ındinde ve ılımlı İslamcı teologlara göre faydalı (!).

Bu gün ise, ilahiyatlarda dahi yerli teologlar tarafından İslam hukuku linç edilmeye başlandı. Öyle de olsa, hala İslam hukukunu Allah’ın Şeriati olarak algılayan ve öylece öğretenler var. İşin bu kadarı bile diyalogçu ve ılımlı islamcılar için bir tehlike…

İslam hukuku fıkıh dersine dönüştürülürse, fıkıh deyince akla, ibadet ve ahlak gelir, hukuki hükümler bugünün pratiğinde fıkha dahil değildir.
Dolayısıyla, fıkıh dersinde islam hukuku öğretilemez. Ders sayısında bu geniş hacme müsade etmez. İlahiyattaki fıkıhınngeniş şümulüne raci ders sayısını toplasanız, 10’ları geçer. Bu kadar sayıda bir fıkıh ders saati koymaya ise, kimse müsade etmez.

İslam hukuku dersinin kaldırılışı, Diyanet yasasındaki tanıma da, Dinler Arası diyaloğa da uygun ve elverişlidir.

Karaman’ın, “zamanında fıkıh, akaidi de şeriatı sa içeriyordu” demesi, algı yönlendirmesi ve muhtemel projeye hazırlık zemini
oluşturmadır. Zira, Fıkhı ve fıkıh usülünü, islami hükümleri yok etmeyi açıkça söyleyenleri açıkça destekleyen birileri, kendisi de benzer şeyleri çaktırmadan deklare eden birisi, ilk devirdeki şümullü fıkhı kabul eder mi sizce?..

El hasılı, Karaman’ın işbu yazısında dile getirdiği öneri, dinler Arası diyalog ve ılımlı islam arzusuna yönelen gizli bir emel olarak gözükmektedir.

Burada niyet okumuyoruz, Karaman’ın doğru’dan tebliğinden aktarıyoruz. Karaman’ın diyalog yazı ve faaliyetlerini de hepten bilirsiniz. Ancak bunları Karaman’a sorarsanız, yazılan kitapları, onun konuşmasından aktardıkları için, o fikirler ona ait değildir(!); yok olmadı onlar kendi görüşü değildir, Reşit Rıza’nın vd. görüşüdür. Diyalog toplantılarına ise herkes katıldığı için o da katılmıştır, herkes bırakınca onda vazgeçmiştir. Halbuki siz alimseniz, herkesi başta uyarmalı değil miydiniz?..

Sonuç; Dinler Arası diyalog ve ılımlı islam çabaları, başka vechelerde sindi mir tarzda doludizgin devam etmekte… Sadece bazıları, işe, kırk dereden  kırk su getirerek, hissettirmeden konuyu yönlendirmektedir. Bunu yaparken de masanın üstüne bir araba saman yığıp kafaları uyuşturduktan sonra bir mecraya zemin hazırlamaktadır.

Diyanet’in, muamelat hükümlerine ilişkin soruların cevaplanmasını usturuplu/sinsi bir yaklaşımla yasaklayan genelgesini de düşünecek olursanız, İlahiyatlardan islam hukuku dersinin kaldırılmasının da bu çalışmalara paralel olduğunu daha iyi anlarsınız…

Karaman, madem ki islamın tüm bölümlerinin tedrisimi istiyorsa, mürekkebi kurumamış bu genelgeyi olsun, Bardakoğlu, Diyanet ve Görmez’in diyalog ve ılımlı islam temalı faaliyet ve eserlerini neden hiç eleştirmedi, aksine destek verdi?… Bardakoğlu’nun müdürlüğünü yürüttüğü Diyanet/ TDV’ye bağlı olan KURAMER’in, “Kuran’ın Allah kelamı olduğunu inkar ederek, Kuranın, Hz. Peygamber’in eseri olduğunu” anlatan kitapların yayınlanmasını hiç tenkide değer bulmadı mı acaba?

Öyleyse Karaman, artık sağ gösterip sol vurmasın, düşüncesini ve durduğu yeri açıkça ortaya koysun; yoksa yakında itiraz edemeyeceği bir netlikte birileri durumunu ortaya koyacaktır… Ömrü ahirinde kötü durumlara düşmesini istemeyiz…

Değerleri olduğuna itikat ettiğimiz insanlar da, gazetelerinden, artık bu denli yazarları da Allah rızası için uzaklaştırsınlar… Yoksa, Allah, sadece ahirette değil, dünyada da hepimizi muahaze eder… Zira kaybolan, bir neslin imanıdır… Ticaretiniz, paranız, nüfuzunuz ve sadakalarımız sizi bu muahazeden kurtaramaz… Dost olarak, acı da olsa bunu söylemek zorundayız…

Karaman’ın yeni yazısı şu linktedir:

https://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/islm-hukukunun-degeri-ve-ogretimi-2048663

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu