Arşiv

BEN YAPTIM OLDU! “EL-….. CESÎRUN!”

Prof. Dr. Mehmet Birekul, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü öğretim üyesi. İslam’da kadın hakkında tepeden tırnağa asıp kesmiş! Namıdeğer(!) KADEM de beğenmiş, onu konferansa çağırmış. Linkte yer alan konuşma, onun videosu. Anlattıkıklarının da akademik tezinin özeti olsa gerek. Bu alanda çalışma yaptığını kendisi söylüyor zaten!

Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Afı geçen Prof’un, Din üzerinden kestiklerine bakarsanız, tutumu, teşbihte hata olmasın, şuna benziyor:

“Cerrahlar eline kesiciyi alıp, adam kesiyorlar; ben de elimdeki bıçakla adam kesebilirim…”

Zaruratı diniyye (Dinin temel esas ve hükümleri) boyutunda yer alan dini ahkama ve inanç esaslarına mesned olan nasslara, ya tarihsel deyip, ya da o hadis zayıf, bu hadis uydurma diyerek câhilâne ve cesurâne operasyonlarla ve batıl tevillerle dini hüküm ve esasları kabul etmeyenler;

İşlerine geldiği şekilde; tarih kitaplarındaki “kıl” kavli rivayetlerine, ya da hiç aslı esası olmayan rivayetlere dayanarak, kendilerine göre çağdaş bir din kurma yoluna, yani modernist/ılımlı bir din oluşturmaya teşebbüs ediyorlar.

Buhari ve Müslim hadislerine uyduruk derler; bunun yanında kendileri, tarih kitaplarındaki uyduruk rivayetlere dayanarak keyfi din tesis ederler. Bunu da utanmadan yazar, çizer, gururla ilan ederler.

Utanma gerekleri kalmadı; çünkü, işin tekelini almış durumdalar…

Artık bunlara “dur” diyecek, “bu yanlış” diyecek bir yapı da kalmadı… Geçmiş olsun!…

Haydi buyurun ki Diyanet, bu video hakkında bir açıklama yapsın!.. Aynı algıya zaten, Diyanet öncülük etmekte! Yazılanla, çizilenle, atananlarla…

Bakın, adamın sonuçta özet olarak söylediği incilerine(!):

“İslam toplumunda kadının toplumsal varlığı, teolijik bir temele dayanmazmış; kadın her bakımdan hürmüş.”(!)

Hz. Peygamber devrinde kadına her türlü özğürlük verilmiş; ondan sonra ise kadın teolojik tartışmaların içine çekilmiş; Hz. Peygamber tarafından kadına verilen hak ve hürriyetler, “uyduruk teoloji” ile elinden alınmış!(!).

Bu saçmalıklar şu anlama gelir: Allah Kuran’da, “kendine kulluk için yarattığı insanın (kadın erkek ayırmadan) başıboş bırakılmadığını” perçinlerken;

Haşa, ardından da kadına dönmüş, “bu fermanım senin için geçerli değil, sen hürsün, serbestsin” demiş(!). Estağfirullahelazîm!

Hz. Peygamberden sonra dediği kim? SAHABE! Allah’ın Kur’an’da tezkiye ettiği ve razı olduğunu bildirdiği Sahabe!

Yani, Sahabe dini bozmuş(!)…Peygamnberinin yolunda gitmemişler haşa!.. Onlar bu işi bozduysa, onlardan sonra da blze kadar zaten bozuk akıntı gelmiş demektir, haşa!

O zaman Allah kitabında Kuran’ını (Dini’ni) kıyamete kadar mutlaka koruyacağını haber vermiş! O zaman, haşa ve haşa…

Niye bu iftiraya başvuruyorlar? Kadın ve erkeğin kulluk sorumluluğu ve bunun karşısında alacakları ahiret sevabı bakımından aynı olmalarının yanında; Dinin yapısı içerisinde kadına da erkeğe de ait özel bir hukukun olduğunu bildiklerinden, bu iftiralara başvuruyorlar.

Bu dini gerçeği silmek ya da yok saymak için, “Peygamberden sonra din bozulmuş” deme ihtiyacı duyuyorlar. Hz. Peygamber (sav)’e bu konuda isnad ettikleri de kesinlikle iftiradır.

Videoda din adına iddia edilenlerin %90’nı yanlış ve yalandır. Sadece bir yanlışına bir makale yazılır, kitap yazılır. Yıkmak kolay, yapmak ise, yıllar alır. O da imkanınız varsa!

Bir örnek verelim: Rasülüllah (s.a.v.)’in vefatında, Esma isimli bir hemşirenin bulunduğunu, nabzını ölçerek vefatını haber verdiğini söylemektedir.

Halbuki bu konuda meşhur olan bilgiye göre, Rasülüllah (sav) Efendimiz’in vefat anında, kızı Fatıma (r.anhâ) ve Validemiz Aişe (r.anhâ)’dan başla bir hanımın bulunmadığıdır.

Bunun yanında, yaptığımız basit taramaya göre, Asrı Saadette Esma isminde bir hemşire ya da doktor ismine de rastlayamadık. Rufeyde, Atıyye, Leyla, Hamne, Ümmü Eymen ve Rabi’ (r. anhünne) İsimli hanım sahabiler savaşlarda hemşirelik yapmışlar, Rufeyde hazretleri, bir çadır kurarak ilaçları da kendinden olmak kaydıyla sağlık hizmeti vermiş. (Kendisi varlıklı biriymiş). Bunlar içinde Esma ismini bulamadık. Kesinlikle yoktur demiyoruz, “bulamadık” diyoruz. Bu akademisyenin videoda söyledikleri, feminist olduğunu gururla ifade eden Hidayet Şefkat Tuksal’ın, dini feminizm kitabı olan “Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri” kitabının, sosyolojik terimlerle ve kibar bir yöntemle yansımasıdır; anlatımıdır.

Evet Değerli Dostlar, Durum hiç de iç açıcı değil…

Dinimiz, ne yazık ki an itibariyle böyle modernistlerin tekeline düşmüş durumdadır… “Bıtrak otu” gibi de bitiyorlar “maşallah”(!).

Torunlarımız şöyle dursun, çocuklarımıza bile anlatıp kabul ettirebileceğimiz bir dini anlayış vasatı bırakmadılar.

Ve artık su, imam hatipten ve ilahiyattan böyle akıyor…

Bu saatten sonra bu durumu tersine çevirmek de çok zor… (Yani mümkün görünmüyor).

Laik düzen içerisinde, dinde verilen tavizleri gerisin geriye alamazsnız… Aldırmazlar!!!

Bu gidişin sonu Allah esirgesin, bir tür kıyamet… Nasıl bir kıyamet olur, bilemeyiz…

İmam hatipi ve ilahiyatı geçtik, üniversitelerin her bir bölümünde tahsilde bulunan kişiler bile, kendi kendilerine din nazil ediyorlar. Hepsi birbirinden kopya çekiyor.

Hepsinin hocası, yerli müsteşrikler… Onların hocası da Fazlurrahman, Musa Carullah, Taha Abdurrahman gibiler. Bunlar da Batılı Müsteşriklerin halis-muhlis talebe ve takipçileri…

Fazlurrahman, Musa Carullah’ın suyu ortaya dökülünce, şimdi de daha sinsi olan Taha Abdurrahman’ı, Müslüman Türk toplumuna “idol” olarak sunmaya başladılar. Mehmet Görmez liderliğinde, Taha Abdurrahman’ın kitapları Türkçe’ye çevrilip piyasaya sürüldü.

Yazık! Bunları yapanlara yazık! Bize yazık! Evladımıza, Gençliğimize yazık! Mütebessim yüzle ve samimi endamla itikadı bozulan Milletimize yazık! Buna imkan verenlere yazık! Bu manzarayı seyreden, işi bilen Ulemaya da yazık…

Allah yolunu kaybedenlere hidayet versin. Ümmeti Muhammede basiretler ihsan etsin! Masum ümmeti Muhammedi şerlerinden, ard niyetlerden korusun. Amin!

11.12.2025 (Alıntı)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu