Cemal Nur Sargut

ZÂHİR OLMADAN BÂTIN OLUR MU?

Cemalnur Sargut tarafından şu ifadeler serd edilmektedir: “Tesettür hakkındaki düşüncelerim: “Tesettürün insanın gönlünde olduğuna îmân ediyorum. Esas önemli olan, çirkin huyların ve aynı ölçüde aşırı güzelliklerin örtülmesidir. İslâm eşittir tesettür, diye bir şey oldu. Hâlbuki İslâm’ın beş şartı içinde tesettür yok. Ayrıca da İslâm güzel ahlaktır.”

Bu konunun İslâmî hükmü nedir?

Başı örtmenin de dâhil olduğu tesettür, kesinlikle bir tercih meselesi değil; Kur’ân ve sünnetle sâbit bir  “farzdır”, yâni kesin bir emirdir. Her Müslüman kadının uyması gereken bir husustur.

“Ben kalbimi temizledim.”,“İslâm’ın şartı değil.”demek ile bu emirden muaf olunabilir mi?

O takdirde bütün günahlar mübah olmalı, çünkü hiçbiri İslâm’ın şartı değil. Kalbimiz temiz olsun yeter!

Hâlbuki kalbin temiz olması, çirkin huyların giderilmesi, insanı; Allahü Teâlâ’nın emir ve yasaklarını yaşamaya mecbur eder. Tasavvufun amacı da budur.

Yine Cemalnur Sargut Buda’ya tapanlar için “Böyle bir hürmet, böyle bir saygı sanki putun değil Allah (c.c.)’ın -hâşâ- ayaklarını yıkıyorlar… Onların bu puta taptığı düşünülemez; aslında onlar taştaki hakikate, her yerden tecelli eden Allah (c.c.)’a tapıyorlar.” diyebiliyor.

Cemalnur Sargut “buda”yı araştırdığı kadar Kur’ân-ı Kerîm’i araştırsaydı ve kendi felsefesine değil; Allah (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.)’ne başvursaydı bu sözleri sarfetmeyecek ve 1400 yıldır ittifakla uygulanan bir emri hafife almayacaktı.

Bakınız Allahü Teâlâ ne buyuruyor:
“Allah (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.), bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.”(Ahzâb s. 36)

Bir kimse, önemli olan kötü huyları temizlemek, tesettür kalpte olur derse ve insanları buna teşvik ederse Allah (c.c.) ve Resûlü (s.a.v.)’ne itiraz ve iftira etmiş olur. Bunun hükmü de bellidir.

Budizm ve diğer ‘din’leri İSLAM’la karşılaştırmaya kalkan ve ‘din’lerde hak ve hakikat bulduğunu söyleyen Cemal Nur Sargut hakkında daha fazla birşey yazmayı zaman kaybı olarak görüyoruz. Sizlerin takdirine bırakıyoruz.

(MİSVAK NEŞRİYAT, HAK DİNİN BATIL YORUMLARINA CEVAPLAR 215-233)